Gün içinde pek çok farklı duygu yaşarız. Çevremizdeki biri sınırlarımızı aştığında öfkelenebilir, anlaşılmadığımızı düşündüğümüzde üzülebiliriz. Peki, belirsiz bir durumla karşı karşıya kaldığımızda ne hissederiz?

Belki şaşkınlık, belki de korku.

Zihnimizin zorlandığı şeylerden biri belirsizliktir. Öngöremediğimiz, tahmin edemediğimiz durumlarla karşılaşmak pek çoğumuz için kolay değildir. Still hastalığı da benim için böyle bir deneyimdi. Süreci daha da ilginç kılan şeylerden biri, hastalığın sık karşılaşılan bir durum olmamasıydı. Tanıya ulaşabilmek için pek çok başka hastalığın dışlanması gerekiyordu. En azından benim deneyimim böyleydi.

Belirgin ve tek başına tanı koydurabilecek bir özelliğinin olmaması, hastalığı tanımayı ve adını öğrenmeyi zaman alan bir sürece dönüştürdü. Cevapların geciktiği, soruların çoğaldığı bu dönemde belirsizlik de büyüdü. Ve belirsizlik, beraberinde korkuyu getirdi.

Korku.

Bu duyguyu nasıl anlatmalı, bilmiyorum. Hayatta bizi korkutan pek çok şey var. Fakat bedeninde ne yaşadığını artık bildiğin hâlde, bir gün aynı atağın yeniden ortaya çıkabileceğini düşünmek farklı bir deneyim. Bir yanıyla korku, diğer yanıyla kaygı… Geleceğe dair kesin bir cevap bulamadığında, bu duygular zaman zaman birbirine karışabiliyor.

Peki, şimdi korkuyor muyum?

Hayır. En azından eskisi gibi değil.

Çünkü zamanla hayatımın dümenini yeniden elime aldığımı hissettim. Günlük rutinlerim değişti; düzenli ve daha dengeli beslenme, hareket ve spor hayatımda daha fazla yer buldu. Elbette bunlar hastalığın bir daha ortaya çıkmayacağını garanti etmiyor. Ama kendi yaşamımda yapabildiğim seçimleri fark etmek, bana yeniden hareket alanı kazandırdı.

Eklem ağrılarıyla başlayan bu sürecin üzerinden üç ay geçtikten sonra on dakika boyunca koşabilecek duruma gelmiştim. Bütün bunları düşününce işin ironik bir tarafı olduğunu görüyorum: Bir zamanlar hareket etmeyi bile zorlaştıran ağrılar, aylar sonra yeniden koşabildiğim bir noktaya gelmişti. Acı ve ağrı bana değil ben onlara hükmetmeyi öğrenmiştim. Öğrenmeye devam edeceğim de..

Belki de korkunun tamamen ortadan kalkması gerekmiyordur. Bazen mesele, gelecekte ne olacağını kesin olarak bilmek değil; belirsizliğe rağmen bugünkü hayatımızın içinde yeniden yer bulabilmektir.


Still Heal sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın