Sayıların Anlamının Değişmesi

Ağrı kapıyı çaldığında ve bir şeyler değişmeye başladığında bunu nasıl fark ederiz?

Ya fiziksel olarak bazı şeyleri yapmakta zorlanmaya başladığımızda ya da belki de hiç beklemediğimiz bir anda karşımıza çıkan sıradan bir kan tahlilinde…

Still öyle bir hastalık ki, kendini anlamak her zaman kolay değil. Bazen bedeninizde olup bitenleri anlamlandırmak için kelimeler yetmiyor. O zaman devreye sayılar giriyor.

ALT ve AST…

Üç harften oluşan iki farklı değer. İlk bakışta sıradan birer laboratuvar sonucu gibi görünen bu sayılar, aslında bedenimde olup biten çok daha büyük bir şeyin habercisiydi.

Fakat bu noktaya gelmeden önce, hastalığın kapıyı nasıl çaldığını da unutmamak gerekiyor.

Önce ağrı…

Sonra eklem ağrıları.

Ardından halsizlik.

Ve bir süre devam eden, insanı neredeyse yanıltacak kadar derin bir sessizlik.

Her şey durmuş gibi.

Ta ki o sessizliğin ardından birdenbire gelen atak dönemine kadar.

Atağın olduğu dönemi nasıl anlatabilirim, bilmiyorum.

Çünkü o fırtına beni öyle değiştirdi ki, o dönemdeki kendime bugün baktığımda bazen sanki başka bir insandan bahsediyormuşum gibi hissediyorum.

Aynı beden, aynı hayat, aynı ben…

Ama artık hiçbir şey eskisi gibi değildi.

O günlerde sadece ağrıyla değil, bedenimin bana ne anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışmakla da mücadele ediyordum.

Ve belki de ilk kez, daha önce hayatımda sadece birer sayıdan ibaret olan bazı değerlerin aslında ne kadar büyük bir hikâye anlatabileceğini fark ettim.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın